top of page
  • HanAKCADAG
  • HanAKCADAG
  • HanAKCADAG
  • Han AKÇADAĞ
Ara

ZAMAN, ARZU & İNSAN

Güncelleme tarihi: 24 Şub

ZAMAN, ARZU & İNSAN

Han Akçadağ | Zaman Arzu ve İnsan

I.



Çoğu zaman

İçini dökmeye bir kelimeyle başlar insan.

Aralanır duygu dünyasının kapıları sonra,

Cümleler peş peşe gelmeye başlar.

Bazen haykırmak istersin.

Çığlık çığlığa imdat dilersin.

Ruhunun duvarları sarsılsa bile iç depremlerle

Susarsın sadece.

Nasıl başlayacağını bilemediğin anlarda

Kelimelerin başaramadığını yüklenir gözyaşı

Bir hıçkırık düğümlenir boğazına

Ve gözyaşına bulanan

Bir kelime yetişir imdadına

Neden?

İstediğinse çok bir şey değildir aslında

Sıcak bir tebessüm, tatlı bir gülüş ve dokunuş



II.


Bir omza yaslanıp,

Kendini salıvermiş olmanın huzuruyla

Dalıp gitmek istersin başka âlemlere

İçindeki fırtınayı dindirmeyeceğini bile bile

Sarılırsın başka bir bedenin boş sıcaklığına.

Zihninde köşe kapmaca oynarken arzular,

Kelimelerin, sözlerin, cümlelerin

Kifayetsiz kaldığını anlarsın.

Susarsın sadece.

Nasıl baş edeceğini bilmediğin anlarda

Çaresizlik yükseliverir yer altındaki kuytusundan

Bir hıçkırık düğümlenir boğazına,

Ve gözyaşının ıslak koynunda

Bir kelime yetişir imdadına

Neden?

İstediğinse çok bir şey değildir aslında

Sıcak bir tebessüm, tatlı bir gülüş ve dokunuş



III.



Rüzgârın önüne kapılıp giden

Bir yaprak olursun bazen

Bazen de kasırgaya direnen bir uçurtma.

Ama çoğu zaman nafiledir direnmen

Hayat yolunu çizmiştir bir kere

Ve rüzgârın yönünü değiştirmez hiçbir çaba

Teselliyi bulmak istediğin dudaklar

Asma kilitlidir.

Kelimelerini saklamıştır bahaneye.

Dalıp ötesinde kaybolmak istediğin gözler

Bir boşluğa göz atarcasına donuklaşır.

Üşütür ruhunu, aradığını ifade etmeyen bakışlar.

Sense yalnızlığın ürpertisiyle titrersin

Soğuk bir kış günündeymiş gibi

Çıplak ve yalnız hissedersin kendini.

Gözyaşlarınla ısınmaya çalışırsın

İçin için içine ağlayarak

İstediğinse çok bir şey değildir aslında

Sıcak bir tebessüm, tatlı bir gülüş ve dokunuş



IV.


Kendi kendine söylenirsin

Acaba çok mu şey istemiştim diye.

Başkasında düğümlenirse çareler

Aşılamaz olurlar.

Takma kafana diyerek kaçıverirsin kendinden,

Bir teselli istersin, ufak bir umut kırıntısı

Oysa bütün gördüğün kapalı kapılardır.

Bahaneler duvarlar örmüştür önünde

Bir türlü yıkamazsın,

Gücün, takatin, ısrarın tükenir.

Tükenir tükenmez sandıkların.

Yıkılmayan bütün duvarları

Gözyaşıyla aşmaya kalkarsın.

İstediğinse çok bir şey değildir aslında

Sıcak bir tebessüm, tatlı bir gülüş ve dokunuş



V.



Ne yaparsan yap

Yine de susturamazsın zihnindeki feryat figanları

Cümlelerinle savaşırsın,

Yırtılır düşüncenin uzamları

Bir yere yetişmek ister gibi acele edersin

Kaybolursun anlaşılamamanın arka bahçesinde

Doğru sözcükleri toplaman nafile

Can yoldaşın mendil sallar

Başka bir seyr’u seferden

Başka bir oyunu izler bakışları senin sahnende

Donuk bakışlara

Aldanmamayı da öğrenirsin zamanla.

Şayet mağlup olursan içindeki bu boşluğa

Akışına bırakırsın her şeyi

Vazgeçmeyi öğrendiğin gün

Vazgeçilmez kalmaz hayatında!

Umudun cebindeki kırıntılarla

Yalnızlığa da alışırsın

Yaralar taze iken acırlar sadece

Bu da geçer dersin.

Lakin bilinmezliğin vebalini asarak boynuna

Geçip gider ömür farkına varamazsın.

Yakalayamazsan hayali paçalarından

Mazi bir sızı bırakır ayak izinde

Bilemezsin ‘ Keşke ’lerin peşinde olduklarını

İstediğinse çok bir şey değildir aslında

Sıcak bir tebessüm, tatlı bir gülüş ve dokunuş



VI.



İçindeki fırtına diner yine de zamanla

Aşıla aşıla alışılır nasıl olsa

En fazla bir şiir daha gelir dünyaya

Harami hüzne gebe bir şarkın daha olur.

Ara ara özlemin çığlıkları çalsa da kapını

Yankılansa da boş sokakta ezgileri

Kaldırıma sürerek ayaklarını

Usulca geçip gidersin

Sessizliğe yeminliymiş gibi susarak

Kısalan sadece sözlerdir.

Tek tek azalır denize fırlattığın çakıl taşların

Ve susar bir zaman sonra her şey.

Mesafeler arttıkça gece de uzar.

Özlemin ışıkları söner bir bir, sızar kalırsın.

İstediğinse çok bir şey değildir aslında

Sıcak bir tebessüm, tatlı bir gülüş ve dokunuş



VII.



Hiç doğmayacak sanırsın güneşi

O ise haylaz bir çocuk gibi

Her sabah yeniden gülümser eteğinde yeni düşlerle

Unutursun,

Beş çaylarının arkadaşlığında her şeyi

Balkondaki papatya saksısına atfedip maziyi

Avunursun.

Ve bir gün kapanır hayat denen perde

Uykusuz bırakan şeyler şimdi nerede?

İnsanın hayatında

Eksik bulduğu tek şeydir aslında

Sıcak bir tebessüm, tatlı bir gülüş ve dokunuş

Çok geç öğrenirsin.

Çok geç öğrenirsin…

 
 
 

5 Comments

Rated 0 out of 5 stars.
No ratings yet

Add a rating
Ramazan Uzun
Feb 24
Rated 5 out of 5 stars.

Çok güzel bir şiir

Like

Guest
Oct 31, 2023
Rated 5 out of 5 stars.

Neden?


Diye boğazım her düğümlendiğinde bu şiire koşuyorum. Sanki hayatımı biliyormuşsunuz gibi geliyor. Siz büyük bir yazarsınız. 🥰

Like

Guest
Oct 20, 2023

Bu günlerde dünyanın şu şiiri dinlemiş olmaya çok ihtiyacı var.


Dünyayı ya çocuklar veya şairler yönetmeli


Saygışar

Bir okur.

Like

Guest
Aug 24, 2023
Rated 5 out of 5 stars.

Her açıdan ayrı güzel bir şiir okudum. Hayatı sular seller gibi içmiş bir kalem olduğunuz açık seçik ortada. Yürekten kutluyorum. İnsanı ve boş çabasını hele ki başkasına bağladığı umudun zayıflığını bu denli güzel anlatan bir şiir daha yoktur.

Like

Guest
Aug 20, 2023
Rated 5 out of 5 stars.

Uzun şiirleri yazıları sevmesemde hayatı, insanı bu kadar güzel özetleyen bir şiire karşı kayıtsız kalınmıyor. Sesdeki o kemal, şiirin içeriği ile birleşince şaheser çıkmış ortaya.


Yazanında yorumlayanında ağzına yüreğine sağlık

Like
bottom of page